Hayatı Akışına Bırakmak Nasıl Olur

Her gün güncel akışıyla gelen yaşamımızı kabul edip, uyum sağlamak yerine çoğu kez gelecek planları, programları yaparken buluruz kendimizi. Her şeyin elimizin altından kaçıp, gidecek endişesiyle hayatın kontrolünü sürekli elimizde tutma ihtiyacımız belki de hayatın kendisine güven duymayışımız dandır.

Zihnimiz (Ego) sürekli bizim geçmişe ve geleceğe odaklanmamız için yargılar, kıyaslar, olumsuz sonuçları değerlendirir ve imgeler, anı yaşamamızı engeller. peki hayatı akışına bırakmak nasıl olur

Hayatı akışına bırakmak endişelerden, korkulardan, pişmanlıklardan sıyrılıp, geçmişi ya da geleceği düşünmemektir. Sadece içinde bulunduğumuz şimdiyi yaşamaktır.

  • İlkbaharda tomurcuklanan ağaçlarının çiçek açmasını güvenle beklemektir. Akışına bırakmak.
  • Güneşin kırmızıyla gün batımını seyretmektir.
  • Hayatın ne renk olursa olsun güzel günlerin geleceğine inanmaktır. Umutla beklemektir, akışına bırakmak.
  • Sevdiğin kitabı özümseyerek yavaş yavaş okumaktır.Akışına bırakmak.
  • Sevdiğin yemeği lezzetine vararak yemektir.Acelesizce .

Yaşamda istediğimiz her ne ise, çok ister, çok çabalar, inat eder dururuz. Hayatla inatlaşmamalı ve olmayacakları zorlamamalıyız. Hayatı olmayanlarıyla kabul edip, üzülmeden hayatı akışına bırakmalıyız.

Böyle bir durumda hayata karşı büyük teslimiyet gereklidir. Teslimiyet, hayatın bize sunduğu yanları kabul etmektir. Kadercilik de değildir. Kader olarak eğer ki teslimiyeti algılarsak, düzeltmek için hiç çaba göstermeyiz.
Hayatı akışına bırakmak teslimiyettir, Teslimiyet, şimdiki anın tadını çıkarmak , içsel olarak direnmeyi bırakmak ve huzuru bulmaktır.Sadece şimdiki ana odaklandığımızda, ve kendimizi hayatın akışına bıraktığımızda özgürleşebiliriz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir