Kıskançlığın kişiye ve topluma zararları

Kıskançlık, başkasının sahip olduğu maddi ve manevi güzelliklerin, aslında kendisinin daha fazla hakettiğini varsayarak, kişide oluşan duygudur. Kıskançlığın altında eksiklik ve yetersizlik duygusundan meydana gelen kendine güvensizlik olgusu yatar. Kıskançlık, diğer duygularımız kadar real ve doğal bir duygudur. Ancak fazlası kontrol altına alınması gerekir. Kıskançlık duygusunu besleyen bir diğer etken ise, egodur. Ego, zihinde negatif düşünceleri zihinde canlı tutarak hırs, şüphe, korku, endişe ve öfkeye neden olur.

Özelliklerin ikili ilişkilerde kıskançlık olgusunun sebebi, sevgiden kaynaklı kaybetme korkusu ve karşısındaki güvenmeme durumudur. Aşırı önüne geçilmeyen kıskaçlık duygusu ilişkinin temelini zedelenmesine, yıkılmasına neden olur.

Kıskançlık, kontrol altıma alınamayacak dereceye ulaştığında kişiye ulaştığında kişiye ve topluma verdiği zararlar şunlardır:

*Kişinin zihninde oluşan negatif düşüncelerden dolayı mutsuz, yorgun olmasına neden olur.

*Kıskançlık duygusunun getirdiği düşmanca tavırlar karşı tarafa zarar verir.

*Kişinin sosyal ilişkileri büyük ölçüde zedelenir ve yıkılmasına neden olur.

*Kişinin kıskançlık duygusundaki aşırılık, toplumdan dışlanmasına neden olur.

*Kıskançlık, kişinin daha kolay maddi değerler kazanmak için illegal işler yapmaya eğilim göstermesine neden olabilir.

*Kıskançlık, kişinin toplum içindeki olumsuz tavırlarından dolayı sevilmeyen birisi olarak kabul edilerek, bireyin sosyalleşememesine neden olur.

*Kıskançlık, başta depresyon olmak üzere bir çok ruhsal problemlere neden olur.

*Kıskançlık duygusu kişide olumsuz duygular (öfke, korku, hırs)  oluşmasına ve kişinin içsel erezyon yaşayarak,toplumsal kurallara uyum sağlarken zorlanmasına neden olur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir